Bir “Zaman Alıp Götürür” Filmi

Sayı 13

Sonra onun kafasını çevirdim ve yüzünü yumruklamaya devam ettim. Bıçağı şakağından çıkardım ve bedenini yere bıraktım. Gözlerimi kapadım, ellerim saçlarımda bedenin üstüne oturdum, ellerimle okşamaya koyuldum. Sesi kesilmeyince, bıçağın sapını iki elimle sıkıca kavradım ve bacaklardan başlayarak, nereye denk düşerse oraya, hiddetle saplamaya başladım. Tam tamına otuz dokuz bıçak darbesi indirdim. Bemolle diyezin arasını bulabilirsem belli bir ritmi yakalayabilirdim; fakat sadece yarım ölçü azalan sevgi nefreti güçlendiriyor, kuvvetli kılıyordu onu.
Devam »

Günlükten Çalınan

Sayı 13

bir ruh bulup üflemek lazım sana
naftalin benim eskimez defterim
kendimden aşırdım kabul et
parmaklarımı şaklatınca konuşabileceksin
Devam »

… Aynada Ay Tutulması

Sayı 13

bana mülk’ün bedeli adaletten bahset
yüzlerini peçeymişçesine örttüğün dilinle
konuşamayan çocuklardan
evrenin rahmindeki yumurtadan, ki dünyadır
er-geç döllenen
Devam »

Kuyu ve Öteki ve Menekşe

Sayı 13

Anneleri ferahlatacak bir sabahta
Göğsünü yararak baldıran sürecektir kalbine
Ölmüş Serçeler Destanlaması (Bab-ı Hazan)

Yarımlanan düşler uçacaktır kırmızı yapraklı menekşeye
Kapılara saklanan çocukluk masalları ve saat kırığı
Yeşillenmiş gözleri, solarken soluklanan göğsüme düşmüştür
Saçlarında anneleri ferahlatan bir sabaha açılan efsun
Durulmayacak nehirlere sunulmuş kurbanlara sayılsın gecem…
Devam »

Koynumdaki Rüya

Sayı 13

sen ne güzel yatarsın koynumda
karakırmızı dağılır saçların
olmadık bir rüya tuttururuz
sonra ver elini yağmur,
sen çok güzel konuşursun
dudakların başka Devam »

Aşk’a Lokavt

Sayı 13

senin kısır kulaklarına inat
bir şarkı daha çalarım ben burda

kel bir adam görüyorum bütün sayfalarda
kafa derisini yolar gibi ayırıyor beni
umut; bu münzevi aşkın çaresiz beyni
sakalımın yüzümdeki yeri okunsa
ah, çocuklar bile anlayamaz gözlerimin rengini.
Devam »

Ahlakın Epistemolojisi

Sayı 13

Hadis-i Şerif:

“İnsaanların peygamberlerden öğrendikleri bir söz de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.” (Buhari, Enbiya 54; Ebu Davud, Edeb 6)

“İnasan eylediğinden utanmadığı zaman özgürdür.”
F.W. Nietszche

Burada görüldüğü gibi eylem sonrasında o eylemden dolayı “utanmama” durumu bir anlamda ahlaki hareketlerimizin yani eylemlerimizin bizi özgürlüğe götürme bağlamında, eylemlerimizle değerler dizgemiz (inanç düzlemi) arasındaki uyumun yada uygunluğun ki bu daha önce bahsettiğimiz ruhun dinginliği meselesinde bir bilinç yani eylem (hareketin eylem olabilmesi için öncesinde ) bir düşünme bir niyet durumu olması şartını göz önüne alarak “Ameller niyetlere göredir” hadis-i şerifi çerçevesinde) genel formunu verir. Devam »

 Yenilikler (RSS)